İşitme kaybı tanısı konulduğunda veya işitme cihazı kullanmaya karar verildiğinde kullanıcıların ve hasta yakınlarının aklında pek çok soru işareti oluşur. Mert İşitme Cihazları Satış ve Uygulama Merkezi olarak, Adana Seyhan'daki kliniğimizde hastalarımızın en sık yönelttiği soruları bilimsel odyoloji standartları çerçevesinde yanıtladık.
Odyolog Notu:
İşitme cihazı sadece sesi yükselten bir hoparlör değil; kullanıcının frekans kaybına göre milisaniyeler içinde ses işleyen tıbbi bir mikro-bilgisayardır. Başarılı bir kullanım için cihazın kalitesi kadar uzman odyolog tarafından doğru ayarlanması şarttır.
1. İşitme Cihazına Alışma Süreci Nasıl İlerler?
İşitme kaybı yaşayan bir beyin, uzun süre boyunca buzdolabı uğultusu, rüzgar sesi, ayak sesleri gibi arka plan seslerini duymamaya alışır. Cihaz ilk takıldığında bu sesler kişiye yabancı veya fazla parlak gelebilir. Bu son derece normal bir fizyolojik adaptasyon aşamasıdır.
- 1. Hafta: Cihazınızı ilk günlerde yalnızca ev içi gibi sessiz ortamlarda, günde 3-4 saat kullanarak başlayın. Kendi sesinizi ve aile üyelerinizin konuşmalarını dinleyin.
- 2. Hafta: Kullanım süresini günde 6-8 saate çıkarın; televizyon ve radyo dinlemelerine başlayın.
- 3. ve 4. Hafta: Sokak, market, kalabalık restoran gibi gürültülü dış ortamlarda cihazı tam gün takmaya başlayın.
2. SGK Katkı Payı İşitme Cihazlarında Nasıl Alınır?
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), yetkili bir devlet veya üniversite hastanesinden (örneğin Adana Şehir Hastanesi, Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi veya Seyhan Devlet Hastanesi) alınan KBB Sağlık Kurulu Raporu ve E-Reçete doğrultusunda işitme cihazı için nakdi destek sağlamaktadır.
Merkezimiz SGK ile resmi anlaşmalıdır. Raporunuz ve reçetenizle kliniğimize başvurduğunuzda, SGK katkı payı tutarı doğrudan fatura tutarından mahsup edilir; siz yalnızca aradaki farkı ödersiniz. SGK desteği her 5 yılda bir (çocuklarda gelişim durumuna göre daha kısa sürelerde) yenilenmektedir.
3. Çift Taraflı İşitme Kaybında Neden İki Cihaz Kullanılmalıdır?
İnsan beyni, yön tayini (sesin nereden geldiğini anlama) ve arka plan gürültüsünde konuşmayı ayırt etme işlevlerini iki kulaktan gelen sinyalleri karşılaştırarak gerçekleştirir (Binaural İşitme).
- Gürültüde Anlama: Çift cihaz kullanan hastaların gürültülü ortamlarda konuşmayı anlama başarısı tek cihaza kıyasla %40 daha yüksektir.
- İşitsel Tembellik (Auditory Deprivation): Cihaz takılmayan kulakta zamanla beyne giden sinir yolları zayıflar ve kelimeleri ayırt etme skoru kalıcı olarak düşer.
- Doğal Ses Dengesi: Çift taraflı işitme başın oluşturduğu akustik gölgeyi ortadan kaldırır ve 360 derece mekansal farkındalık sunar.
4. Bilgisayarlı REM (Gerçek Kulak Ölçümü) Ayarı Neden Hayati Önemdedir?
Her insanın kulak kanalının çapı, derinliği ve rezonans frekansı parmak izi gibi kişiye özeldir. Üretici yazılımlarının standart simülasyonları gerçek kulak kanalı akustiğini tam olarak yansıtamaz.
Bilimsel Gerçek:
REM yapılmadan ayarlanan cihazların %60'ında ses ya yetersiz kalmakta ya da kulağı rahatsız edecek seviyede aşırı yükseltilmektedir. Kliniğimizde uygulanan REM ölçümüyle, kulak zarına yerleştirilen mikronluk prob mikrofon sayesinde hedeflenen desibel değerleri milimetrik olarak doğrulanır.
5. Şarj Edilebilir Modeller mi, Pilli Modeller mi Tercih Edilmeli?
Modern lityum-iyon bataryalı şarj edilebilir işitme cihazları; 3-4 saatlik bir gece şarjı ile tüm gün (24 saate kadar) kesintisiz kullanım sunar. Pil değiştirme zahmetini ve küçük pilleri tutmakta zorlanan ileri yaştaki hastalarımızın motor beceri zorluklarını tamamen ortadan kaldırır.
Klasik pilli modeller ise seyahatlerde priz erişimi olmayan kullanıcılar için yedek pil taşıma esnekliği sunmaktadır. Odyoloğumuz günlük yaşam alışkanlıklarınıza göre sizin için en konforlu çözümü belirleyecektir.
6. Görünmeyen Kulak İçi (IIC / CIC) Cihazlar Herkese Uygun mudur?
Dip kanal içi görünmeyen cihazlar estetik açıdan en çok tercih edilen modellerdir. Ancak bu cihazların uygulanabilmesi için:
- Kulak kanalının anatomik genişliğinin yeterli olması,
- İşitme kaybı derecesinin cihazın kazanç sınırları içinde (hafif-orta-ileri) bulunması,
- Kronik kulak akıntısı veya kulak zarı perforasyonu bulunmaması gerekir.
Kliniğimizde video-otoskopik kulak muayenesi sonrasında kanal yapınızın bu tipe uygun olup olmadığı anında değerlendirilir.