İşitme kaybı genellikle aniden değil, yıllar içinde yavaş ve sinsi bir şekilde ilerler. Kişi başlangıçta televizyonun sesini birkaç kademe artırdığını, kalabalık toplantılarda kadın ve çocuk seslerini anlamakta zorlandığını veya karşısındakine sık sık "Efendim?" dediğini fark etmeyebilir. Çoğu zaman bu durum yaşlanmanın doğal bir parçası sayılarak ertelenir.
Ancak bilimsel odyoloji araştırmaları göstermektedir ki; işitme organımız kulak olsa da, asıl işiten ve anlamlandıran organdır: BEYİN. Kulaktan beyne yeterli ses uyarımı gitmediğinde beyin bu durumu telafi etmek için aşırı enerji harcar ve zamanla işitme merkezindeki hücreler tembelleşir.
Önemli Tıbbi Gerçek:
İşitme cihazı kullanımı ertelendikçe, beynin konuşmayı ayırt etme (diskriminasyon) yeteneği zayıflar. Cihaz ne kadar erken uygulanırsa, konuşmaları net anlama başarısı o kadar yüksek kalır.
1. Beyin Sağlığı ve Bilişsel Fonksiyonların Korunması
Uluslararası saygın tıp dergisi The Lancet tarafından yayımlanan Demans Komisyonu raporlarına göre, orta ve ileri yaşlarda önlenebilir demans ve bilişsel gerileme risk faktörlerinin başında tedavi edilmeyen işitme kaybı gelmektedir.
Beyin sesleri çözmek için aşırı çaba sarf ettiğinde; hafıza, karar verme ve odaklanma gibi diğer zihinsel süreçlere daha az bilişsel kaynak kalır. İşitme cihazı, işitme yükünü hafifleterek beynin sağlıklı ve zinde kalmasına doğrudan destek olur.
2. İşitsel Tembelliğin (Auditory Deprivation) Önüne Geçilmesi
Kullanılmayan kasların zamanla erimesi gibi, ses uyarımından mahrum kalan işitme siniri ve beyin korteksi de fonksiyonunu kaybetmeye başlar. Buna odyolojide işitsel tembellik adı verilir.
İşitme kaybı 5-10 yıl boyunca cihazsız bırakıldığında, hasta sonradan dünyanın en gelişmiş cihazını dahi taksa sesleri duyar ancak kelimelerin ne anlama geldiğini ayırt etmekte güçlük çeker. Bu nedenle işitme testi sonucunda kayıp tespit edildiği anda gecikmeden cihaz adaptasyonuna başlanmalıdır.
3. Sosyal İzolasyon ve Depresyonun Engellenmesi
İşitme kaybı yaşayan bireyler, sohbetleri takip edemedikleri veya yanlış anlayıp mahcup hissettikleri için zamanla aile yemeklerinden, arkadaş buluşmalarından ve cemiyet hayatından uzaklaşırlar. Bu durum yalnızlaşma, içe kapanma ve depresyona zemin hazırlar.
Doğru ayarlanmış bir işitme cihazı; bireyi yeniden aile sohbetlerinin merkezine taşır, torunlarının ve sevdiklerinin seslerini berraklaştırır ve özgüvenini geri kazandırır.
4. Günlük Yaşam Güvenliği ve Mekansal Farkındalık
Duyma duyusu yalnızca iletişim için değil, bizi çevresel tehlikelere karşı 360 derece uyaran bir erken alarm sistemidir.
- Arkanızdan yaklaşan bir aracın kornasını veya motor sesini fark etmek,
- Evdeki zil, telefon, yangın/gaz alarmı veya tencere taşması gibi uyarıları duymak,
- Denge sistemimiz (iç kulak) ile doğrudan bağlantılı olan yön bulma refleksini korumak.
5. Kulak Çınlaması (Tinnitus) Baskılama ve Rahatlama
İşitme kaybı olan bireylerin yaklaşık %70'inde kulakta çınlama, uğultu veya rüzgar sesi (tinnitus) mevcuttur. Beyin duyamadığı dış seslerin eksikliğini kendi içinde hayali bir çınlama sesi üreterek telafi etmeye çalışır.
Kliniğimizde uygulanan çınlama destekli modern işitme cihazları; dış dünyadaki doğal sesleri kulağa geri kazandırarak ve özel rahatlatıcı ses terapileri sunarak çınlamanın beyin tarafından algılanmasını büyük ölçüde maskeler.